STEM EĞİTİMİ ve SANAT EĞİTİMİ

 

Geçen sene Aralık ayında, Old Navy (giyim markası) “Sanatçı” kelimesinin üstünün çizilip yerine “Astronot” ya da “Başkan” kelimelerinden birinin yazıldığı tişört tasarımıyla ilgili bir tartışma yaşadı. İnternet sanatın hayatlarında ne kadar önemli bir yer kapladığını gösteren hikayelerini paylaşan sanatçı ve bilim adamlarıyla doldu. Hatta şimdilerde sanatçı olmak için çalışan eski başkan George Bush’ un bir fotoğrafı her yerde dolandı. Aslına bakacak olursak NASA’ nın da sonradan sanatçı olan astronotlarına ithaf edilen bir sayfası bulunmaktadır.

Apaçık Ortada Olan Bir Bağlantı

Virjinya Politeknik ve Devlet Üniversitesi’ nde yüksek lisansını tamamlayan Georgette Yakman 2006′ da STEM (fen, teknoloji, mühendislik ve matematik) kısaltmasını bir adım daha ileriye götüren bir çalışma alanı oluşturdu. Yakman’ ın çalışması STEAM, geleneksel STEM alanlarına sanatı da dahil etti. Giyim ve Tekstil üzerine lisans yapan Yakman ortaokul ve lisede mühendislik ve teknoloji öğretmenliği yapmış ve 2009′ da NCTC tarafından yılın STEM öğretmeni olarak seçilmiştir. Yakman’ a göre zaten sanatla apaçık bir bağlantı olduğundan dolayı şaşılacak bir şey yok.

Geleneksel STEM alanında kariyer yapan herhangi bir kişi için bu bağlantı aşikardır. Yazılım mühendislerinden, hava aracı teknisyenlerinden biyoteknik mühendislerine, profesyonel matematikçilere ve laboratuvarda çalışan bilim adamlarına kadar herkes harika şeyler yapmanın ve gerçek hayat problemlerini çözmenin yaratıcılık gerektirdiğini bilir. Profesyonel sanatçıların kendileri de sanatlarında teknolojik araçları kullanmakta, sanatlarına bilimsel süreçleri dahil etmektedir ve bu gittikçe artmaktadır.

STEM Eğitimi sadece bu dört temel alana odaklanan yada kısaltmadaki herhangi bir harfe daha çok odaklanan bir şey değildir. STEM bir birleştirmedir; fen, teknoloji, mühendislik ve matematik arasındaki yadsınamaz bağlantıdır. STEM Eğitimi’ ni düşündüğümde, benim aklıma gençlerimizin deney yaparak ya da soru sorarak topladıkları verilerinin diyagramlarını veya çizelgelerini kullanarak yazı yazdıkları yer olan biyokimya laboratuvarları geliyor. Ya da makerspace atölyelerimizde kendi Rube Goldberk makinelerini üreten mühendis öğrencileri düşünüyorum ve benim kendi seçmeli Teknoloji ve Tasarım dersimde öğrencilerin tasarlandıkları okul mobilyalarını ve prototipleri, 3D modellerle veya prototiplerle başlayıp okullarda kullanılabilen işlevsel tasarımlar ile biten projeleri hayal ediyorum.

Sanat Nerede?
Matematik tüm bu projeleri tutan iptir: veri analizi ve sunum, ölçme ve açılar. Öğrenciler verilerini görselleştirerek bilimsel bulgularını yorumlarlar ve bir tasarımdaki sorunu giderirken gerçek yaşam problemleri üzerinde çalışırlar. STEM’ i, alanlar birbirinden bağımsız olacak şekilde ve hala bir test kitabıyla ya da sınavlarla öğretiyorsak, bu STEM’ i gerçekten öğretmiyoruz demektir. Gerçek STE(A)M Eğitimi, öğrenciler meydana getiriyor, uyguluyor, matematik ve diğer alanlardan en az bir tanesini yaptıkları işe dahil ediyorlar demektir. Her proje STEM’ deki her harfi içerecek diye bir şey yoktur, ama ideal olanı projenin en az iki alanın birleşmesine olanak sağlamasıdır. Aslında, bu harflerden en az iki tanesini kullanmadan kaliteli bir projeyi tamamlamak da oldukça zordur.

Yukarıda anlattığım STEM örneklerinde açık bir şekilde gözükmese bile “A” harfini kolayca seçebiliriz. Teknik yazı bir beceridir — zordur. Birleştiren, etkili ve doğru bir şekilde veriyi analiz eden amacını tam olarak karşılayan bir laboratuar raporu yazmak için mükemmel bir teknik yazı gerekir. Bir çok alanda, yazı yazmak, bir sanat olarak; -her ne kadar soru yazmak kurgusal olmayan bir iş olsada- yaratıcı bir şekilde anlatma yeteneği olarak görülür. Bir Rube Goldberg makinesini başarılı bir şekilde yapmak makineyi “çalıştırmak” tan çok daha ötesine gitmektir. En iyi Rube Goldberg makineleri eğlenceli bir şekilde izlenen ve garip olanlardır. Bir Makine mühendisliği becerisi olan bu gibi makinelerin bu yönü yaratıcılık gerektirir ve sonuçları onların içindeki ve onlardaki bir sanat olarak görülebilir. Mobilyalara gelince, bu işler işlevsel tasarımın yanı sıra iyi düşünülmüş ve uygulanabilir bir mekanik tasarım gerektirir. Öğrenciler binamızda gerçekten neye ihtiyaç duyulduğunu araştırdılar ve bu gerçek yaşam ihtiyaçlarına ve yaratıcılık becerilerine dayalı kendi tasarımlarını geliştirdiler.

Eğer STEM öğretiyorsak, aynı zamanda doğal olarak sanatı da öğretmiş oluyoruz. Matematik, fen ve hatta teknoloji ile motive olamayan öğrencilerin isteklenmeleri için ihtiyaçları olan kıvılcımı veren şey yaratıcı bir parça olabilir. Eğitimciler olarak -ve aslında bir toplum olarak- STEM alanlarında yaratıcı kişilere ihtiyacımız var. Ve öğrencilere yaptıkları şeylerdeki yaratıcılığı ve bunların kendi yaratıcılıklarını keşfetmelerine nasıl olanak sağladığını göstermiyorsak, onlara bir STEM alanında çalışmanın ne anlama geldiğinin tam resmini vermiyoruz demektir.